18 Aralık 2010 Cumartesi

2. Tur - Eilor


Geçen günlerle birlikte Ilythlerin kristalin çevresinde kurdukları Alward büyüyordu. Bu şehirde, eski kudretli zamanlarından kalma ihtişamlı saraylar ve yüksek kuleler yoktu, sahip oldukları huzur böylesi bir ihtişama gereksinim bırakmıyordu. Archibald bunun yeterli olmadığını düşünüyor, daha iyi, daha güçlü bir yaşam sürmek istiyordu. İstemesi doğru muydu, emin değildi.

"Efendim, izcilerimiz döndü. Yaptıkları çevre araştırması hakkında rapor vermek için kristalin önünde sizi bekliyorlar."

Onu bir el hareketiyle gönderdi ve önünde yanan ateşe bakarak düşünmeye devam etti. Peki ya bunu istemekte haklıysa, ya sandığından daha iyi, görünenden daha güçlüyse? Kristal hakkında öğrendikleri, neredeyse yok denecek kadar azdı. Sadece parlamayan köşelerinde kimsenin anlamadığı işaretler bulunmuştu. Archibald bir köşede, ilk günde adını okuduğu kağıtta yazan işaretlere benzer işaretleri okuyabildi. Ateşten kıvılcım çıkmasıyla düşüncelerinden sıyrılan Archibald, izcileri daha fazla bekletmemesini düşündü ve kristalin yanında duran adamlarından bilgi almaya gitti.

-------------------------


Kendi aralarında konuşan izciler, yanlarındaki bekçinin uyarması üzerine konuşmayı bırakarak Archibald'a baktılar.

"Neler bulabildiniz?"

"Güneyimizde dağlık alanlar mevcut. Buralarda bulunan çeşitli mağaralar ve geçitlerden geçtik fakat bir yere varamayarak geri dönmek zorunda kaldık, dağlar bitene kadar ilerledik. Dağların eteklerinde bir süre ilerledikten sonra bir tepenin yanından geçen nehir ve göl göründü. Nehiri takip ederek denize ulaştık ve Alward'a döndük."

"Gitmenizden beri on yıl geçti fakat yararlı pek bir bilgi veremedin. Mağaralarda çok zaman harcamış gibi gözüküyorsunuz, orada dikkatini çeken bir şey mi oldu?"

"Özür dileriz Archibald, bazı dayanıklı maddeleri incelemekle fazla zaman kaybettik, neden.."

İzci sözünü tamamlayamadan Archibald arkasını dönerek, düşünmek adına yanan ateşin başına döndü. İzcinin ona sıralayacağı bahaneleri dinlemesine gerek yoktu. Uzun zamandır onun verdiği raporları dinliyordu ve dinlediklerini yetersiz bulduğunu belittiğinde yalnızca ilk söylediği şey onun işine yarıyordu. Geri kalanı yalnızca boş bahanelerdi. Ateş neredeyse sönmüştü. İçine biraz topladıkları ağaç dallarını atarak düşüncelere daldı.

O mağaralarda bulunan maddeler işlerine yarayacaktı. Onları kullanmalıydılar. Şimdiki köyleri zaten büyüktü ve daha fazla yerleri yoktu. Fazla nüfusu da bu şekilde kaldırabilecekti aynı zamanda.

"Asker! Buraya gel."

"Evet efendim! Ne arzu etmiştiniz?"

"İzcilerimize iyi dinlenmelerini söyle. Yakında tekrar yola çıkmalılar. "

"Başka bir emriniz?"

"Ayrıca izcilerimiz güneydeki dağlarda değerli ve dayanıklı maddeler keşfetmiş. Oraya kurulacak bir şehir ile o maddelerden yararlanabiliriz. Halktan şehire yerleşmek isteyenlerin serbest olduğunu söyle. Şimdilik bu kadar."

Askeri göndermesiyle tekrar ateşe döndü. Sönmeye yüz tutan ateş, şimdi daha canlıydı.

-------------------------

3 Kaynak keşfi - 3 Gelişim 3 Askeri
2 Dünya Keşfi (Güney Doğu ve  Kuzey Batı) - 2 Gelişim
Şehir kurma (Güneydeki dağlık bölgeye Eilor adıyla) - 1 Gelişim 2 üretim
Madencilik Araştırması: 1 Gelişim 1 Üretim
Toplam: 7 Gelişim 3 Üretim 3 Askeri

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder