1 Ağustos 2011 Pazartesi

Tur 4 - Tekrar

"Sen delirmiş olmalısın. Oraya gitmeyi mi düşünüyorsun?! " Maev bunları çok içten ve ciddi bir şekilde söylemişti. Son zamanlarda Ilythlerin davranışlarına o da anlam veremiyordu. Tanrıların onlarla konuşması, sanki ucuz bir şaka gibiydi. Fakat bunlar olurken kristalin kırmızı ve mor şekilde parlaması bu garip olaylara bir anlam getiriyordu. Bu gerçekten tanrılarından bir uyarıydı.

"Aklım yerinde Maev, son olan olaylara bir çözüm getirmemiz gerekiyor. En son kristal parladığında neler olduğunu ikimiz de çok iyi biliyoruz! Bunun bir daha yaşanmasına hayatım pahasına izin veremem."

Archibald sözlerini bitirir bitirmez Maev'in evinden dışarı koşar adımlarla çıktı. Kristalin yanından geçerken bir anlığına duraksadı, başını çevirdi ve elini onun üzerine koydu. Yaşadıkları, kristalin parçalandığında duyduğu gürültüyü tekrar anımsadı. Elini çekmesiyle birlikte sırtını kristale dayayarak olduğu yere yığıldı. Bir yandan gözlerinden bir kaç damla yaş süzülürken, diğer yandan zihnindeki düşünce ve sorularla boğuşuyordu. Kısa bir sürenin ardından gökyüzüne bakarak özlem duyduğu tanrılarına antik dillerinde bir kaç kelime söyledi. Sesinden anlaşıldığı kadarıyla, onlardan sadece yardım istiyordu.

***

Bardhly iki yüz kadar savaşçı ve elçilerin hazırlığını gördüğünde şaşırmıştı. Bir şeyler dönüyordu ve bundan hiç haberinin olmaması onu yalnızca sinirlendiriyordu. Bir yandan sakalını kaşırken, hışımla Archibald'a doğru ilerliyordu.

"Bana neler olduğunu anlatacaksın umarım?"

"Ben, Ölü Krallıklar'a gidiyorum. Diğer elçiler ise Pergamon ve Selene medeniyetine. Artık kontrolü tam anlamıyla elime almanın zamanı. Hayatıma mal olsa bile bunu yapmalıyım."

Bardhly ona cevap verecekti, yaptığının saçmalığından bahsedecekti fakat hiç bir sözün Archibald'ın yüzündeki ciddiyeti almayacağına karar verip, boyun eğmekle yetindi.

"Sen yokken bu ülke emin ellerde olacaktır, merak etme Archibald."  Bardhly kısa bir öksürük krizine girmişti. Her ne kadar belli etmemeye gayret etse de, yaşlanıyordu. Öksürüklerin bitmesiyle derince bir nefes alarak devam etti.

"Ayrıca bu halkın artık bilinçlenmesi gerekiyor, eski okullarımızı burada açmanın vaktidir. "

Archibald Bardhly'in yaşlandığı fikrini kabul etmişti, artık dinlenmesi lazımdı fakat onu olduğu yerde tutmaya gücünün yetmeyeceğine emindi. Gülümseyerek başını salladı. Yanındakilere el işaretiyle yola çıkma vaktinin geldiğini belirtti. Şehirden ilk adımını atar atmaz, arkalarından Maev'in bağırışı duyuldu.

"Eğer kendini öldürmeye bu kadar niyetliysen, ben de seni öldürtmemeye o kadar niyetliyim! Bensiz hiç bir yere gitmiyorsun!"

Archibald sadece gülümsemekle yetindi, ve iki grup biri kuzeye diğeri güneye olmak üzere yola koyuldular.

---

Kaynak Keşfi: 1 Gelişim 2 Üretim
Okullar Araştırması: 3 Gelişim 3 Üretim

Toplam: 4 Gelişim 5 Üretim

Anlaşmalar

Selene Medeniyeti - Barış / Ticaret Anlaşması (Teklif: Üretim) (Tüccar Prensler: Gelişim) (Karşı teklif verilebilir.)
Pergamon Medeniyeti - Barış / Ticaret Anlaşması (Teklif: Askeri) (Tüccar Prensler: Üretim) (Karşı teklif verilebilir.)
Tatar Medeniyeti - Devamlı Ticaret Anlaşması (Gelir: Gelişim) (Tüccar Prensler: Gelişim)

EK: Ölü Krallıklara elçi gönderimi (RP yapımı istemi)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder