Bu söz direk Archibald'a söylenmesine rağmen, Bardhly düşüncelerini beklemeden söyledi.
"Ne yapmamızı bekliyorsun Maev? Savaş mı çıkaralım? Şimdilik onları kendi haline bırakmaktan başka seçeneğimiz yok. "
"Savaştan yana değilim Bardhly, fakat yaptıkları bu büyüler, kullandıkları antik güçler bizi de etkilemeye, zarar vermeye başladı. Eskiden kuzeyden esen rüzgarların ne kadar serin olduğunu hatırla. Şimdi hiç bir rüzgar esmiyor, estiğinde bile daha sıcak havadan başka bir şey getirmiyor. Bunun dışında planlarının ne olduğu hakkında hiç bir fikrimiz yok. Belki kısa bir sürenin ardından bütün Ilyth o adam ve çocuğu gibi olabilir! Kimden bahsettiğimi gayet iyi hatırladığını, unutmadığını biliyorum Bardhly. Hatırlamamazlıktan gelmeye sakın çalışma!"
İkisi arasında bu hararetli tartışma devam ederken, Archibald sadece dinlemekle yetiniyordu. Kafasını öne eğmiş, gözleri kapalı bir şekilde düşüncelere dalmıştı. Bir şeylerin yapılması gerekiyordu, ve bunun en kısa sürede olmalıydı. Fakat ne onun aklında bir şey vardı, ne de Maev ve Bardhly'in bir fikri olduğunu düşünüyordu. Anlaştıkları tek şeyin ise bir şeylerin yapılması gerekliliğiydi. Onlar tartışmalarına devam ederken, Archibald ikisine de bir şey söylemeden kristale doğru yola koyuldu. Kristale vardığında Bardhly ve Maev'in bağırışları halen duyuluyordu ve anladığı kadarıyla, ikisi de tartışmanın hararetinden Archibald'ın dışarı çıktığını farketmemişti.
Kristalin yanına geldiğinde başı eğik, fakat düşüncelerle dolu bir şekilde duruyordu. Bir elini kristale koyarak, sessiz bir şekilde yardım istedi. Onları terkeden, buna rağmen ulaşmak istedikleri tanrılarından...
***
Archibald güneş doğar doğmaz Maev'in evine gitmişti. Aklındakileri ona söylemeliydi. Bütün Ilyth henüz uykudayken, Maev uyanmış ve elinde çeşitli ince iplerle bir şeyler yapmaya çalışıyordu. Archibald onu uyur bulacağını düşünüyordu fakat Maev onu yine şaşırtmıştı. Hafif bir gülümsemeyle Maev'in yanına oturdu ve onu izlemeye başladı.
"Sabahın bu saatinde ne yapıyorsun?"
"Sana güneydeki göl ve o leziz balıklardan bahsetmiştim, hatırlıyorsun değil mi? Neyse, bazı ağaçlardan bu ipleri nasıl elde edeceğimi öğrendim, aslında gayet basit bir şey fakat her ağaçta bunları bulamıyorsun. O ipleri dörder parça halinde düğümleyerek yaptığımız bu basit ağ ile onları yakalayabiliriz. En azından teorik olarak yakalanabileceğini düşünüyorum. Peki senin bu saatte burada işin ne?"
"Sadece aklımdakini sana söylemeye geldim. Birlikten kuvvet doğar. Çevrede başka medeniyetler var, burada da yalnız değiliz. Atlantis Medeniyeti ile omuz omuza savaştığımızda barbarları çok rahat bir şekilde yenmiştik. Belki yine aynısını yapabiliriz. Ortak bir düşman adına, omuz omuza."
"Dünya böyle bir yer değil Archibald, sen güçlü olursan, herkes seninledir. Ta ki güçten düşene kadar."
"O zaman güçten düşmeyeceğiz Maev. Sadece güçleneceğiz. "
----
Sınır Genişletme: 3 Gelişim 3 Askeri (Güneye, gölü de içine alacak şekilde)
İdea: 1 Gelişim 1 Üretim
Kaynak Keşfi: 1 Gelişim 2 Üretim -Maev(GE)-
Toplam: 5 Gelişim 3 Üretim 3 Askeri
Anlaşmalar
Argur Medeniyeti - Barış / Ticaret Anlaşması (Gider: Askeri) (Tüccar prensler: Üretim)
Tatar Medeniyeti - Barış / Ticaret Anlaşması (Gider: Üretim) (Tüccar Prensler: Gelişim)
Arcadia Medeniyeti - Barış Anlaşması
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder