"Kuzeydeki ölülerin huzursuzluğu, batıda patlama, güneyde öten savaş çanları... Kim bilir şimdi doğuda neler olacaktır?"
Archibald odanın diğer ucundaki koruyucusuna baktı. Koruyucu Ruhları, çeşitli hayvanların vücuduna girmişti ve onların yoldaşı olmuştu. Onunki, bir kar leoparına dönüşmüştü fakat beyaz değil, grimsi bir tondaydı. Ruh, olaylardan dolayı canı sıkılmış bir şekilde ona bakıyordu. Leopar aniden ayağa kalktı ve kapıya döndü. Kapı açıldığında yanında normalden büyük ve uzun bir yılanın halini almış koruyucu ruhuyla Swain gözüktü.
"Serbest Adalar Birliği'nden bir elçi seni görmek istiyor Archibald."
"Serbest Adalardan mı? Neden?" Şaşırmıştı. Daha farklı bir şey bekliyordu. Başka bir savaş, patlama veya belkide veba?
"Söylemedi. Ana binada seni bekliyor."
Swain sözünü bitirdi ve kapıyı kapatarak şehir merkezine doğru yola koyuldu. Archibald yanında gri leoparla birlikte ana binaya vardığında, içerde Maev ve diğerlerini gördü. Her birinin koruyucu ruhu, kendilerinden bir özellik almış gibiydi. Maev'in bir kuzgun, Bardlhy'in porsuk, Kardeş Velia'nın kedi halini almış koruyucu ruhları onlar birbirleriyle konuşurken yanlarında usulca duruyordu. Aralarında Archibald'ın ilk defa gördüğü bir adam vardı. Bronz tenli, kırmızı bandana takan uzun adam elinde bir tomar kağıt taşıyordu. Büyük ihtimal elçi bu adamdı. Archibald'ın yaklaşmasını farketmeleriyle birlikte liderler ve elçi ona döndü.
Elçi, mütevazi bir şekilde Archibald'a selam verdi ve aceleci bir tavırla devam etti.
"Kabalığım için beni bağışlayın. Ben Serbest Adalar Birliği'ni temsilen, Bay Jack. Siz Ilyth lideri olmalısınız. Her ne kadar doğduğum şehri, Toscana'yı çok sevsem de, Alward gerçekten güzel onun kadar güzel bir şehirmiş. Güçlü. Kudretli. Fakat sanki, bir sorun var gibi... "
Archibald adamın dediklerini umursamadan, aceleci bir tavırla söze girdi
"Geliş sebebiniz?"
"Serbest Adalar Birliği'nden bir teklif sunmak için tabiki de! Bu dediklerimi yanlış anlamamanız adına topraklarınızda gözümüz yok. Sizin için deniz kıyısına bir şehir kuracağız. Bu şehir, tamamiyle bizim gemilerimiz tarafından korunacaktır merak etmeyin, ve bu şehirde yapacağımız ticaret iki ülkeye de büyük zenginlik getirecektir! İki ülke için de kazanç, değil mi?" adam sözünü bitirmesiyle birlikte göz kırpmıştı. Bu davranış Archibald'ı sinirlendirmiş olsa bile, kendine hakim oldu ve adama cevap verdi.
"Saygısızlığınızı boşverirsek Bay Jack, Ilythli tüccarlar dünyanın en tanınmış tüccarlarındandır bildiğiniz gibi. Dikenhisar'ın doğusuna, bir şehir kurabilirsiniz. Bu şehir her ne kadar sizin korumanız altında olsa da, bir gözümüz mutlaka orada olacaktır. "
Adam duyduğu yanıttan memnun kalmış bir şekilde, odadaki liderlere başıyla genel bir selam vererek kapıdan çıktı. Archibald, adamın gittiğine emin olduktan sonra dişi aslan ruhunun kafasını okşayan Kayle'a döndü.
"Bütün şehirlere haber gönderin, geceleri sokakta dolaşan devriyeler gözlerini mutlaka açık tutsun ve en azından on beşerli gruplar halinde devriye gezsinler. "
Maev umursamaz bir tavırla konuşmaya girdi. Her ne kadar bu anlaşmanın doğru olduğunu düşünmüyor olsa da, bunu belirtmenin gereksiz olduğu kanaatine varmıştı. Sonuçta karar çoktan alınmıştı. Boğazını temizleyerek Archibald'ın dikkatini çekmeyi başarmıştı.
"Kuzeyde bir savaş var Archibald. Ölü Krallıklar saldırı altında. "
"Haberim var ve yardım gönderilecek. Müttefiğimiz Arcadia ile birlikte. Öğrencilerinle birlikte sen de gidebilirsin eğer istiyorsan. "
"Kalanlarla birlikte Oberon'da olacağım. Alward benim için fazla... politik. Büyü Akademisi'ni geliştirme planlarım halen devam ediyor. Ayrıca, üzerinde çalıştığım harita ilerde çok işine yarayacaktır. "
Maev konuştukça yediklerinin ağzına geldiğini hissediyordu. Her ne kadar bu haritanın detaylarından ve müttefikleri Arcadia'da kurulan Omnesia Ulyeti'nin ne kadar çok işine yarayacağından bahsetmek istese de, yapabileceğinden emin değildi. Yorgundu ve dinlenmeye ihtiyacı vardı.
Elçi, mütevazi bir şekilde Archibald'a selam verdi ve aceleci bir tavırla devam etti.
"Kabalığım için beni bağışlayın. Ben Serbest Adalar Birliği'ni temsilen, Bay Jack. Siz Ilyth lideri olmalısınız. Her ne kadar doğduğum şehri, Toscana'yı çok sevsem de, Alward gerçekten güzel onun kadar güzel bir şehirmiş. Güçlü. Kudretli. Fakat sanki, bir sorun var gibi... "
Archibald adamın dediklerini umursamadan, aceleci bir tavırla söze girdi
"Geliş sebebiniz?"
"Serbest Adalar Birliği'nden bir teklif sunmak için tabiki de! Bu dediklerimi yanlış anlamamanız adına topraklarınızda gözümüz yok. Sizin için deniz kıyısına bir şehir kuracağız. Bu şehir, tamamiyle bizim gemilerimiz tarafından korunacaktır merak etmeyin, ve bu şehirde yapacağımız ticaret iki ülkeye de büyük zenginlik getirecektir! İki ülke için de kazanç, değil mi?" adam sözünü bitirmesiyle birlikte göz kırpmıştı. Bu davranış Archibald'ı sinirlendirmiş olsa bile, kendine hakim oldu ve adama cevap verdi.
"Saygısızlığınızı boşverirsek Bay Jack, Ilythli tüccarlar dünyanın en tanınmış tüccarlarındandır bildiğiniz gibi. Dikenhisar'ın doğusuna, bir şehir kurabilirsiniz. Bu şehir her ne kadar sizin korumanız altında olsa da, bir gözümüz mutlaka orada olacaktır. "
Adam duyduğu yanıttan memnun kalmış bir şekilde, odadaki liderlere başıyla genel bir selam vererek kapıdan çıktı. Archibald, adamın gittiğine emin olduktan sonra dişi aslan ruhunun kafasını okşayan Kayle'a döndü.
"Bütün şehirlere haber gönderin, geceleri sokakta dolaşan devriyeler gözlerini mutlaka açık tutsun ve en azından on beşerli gruplar halinde devriye gezsinler. "
Maev umursamaz bir tavırla konuşmaya girdi. Her ne kadar bu anlaşmanın doğru olduğunu düşünmüyor olsa da, bunu belirtmenin gereksiz olduğu kanaatine varmıştı. Sonuçta karar çoktan alınmıştı. Boğazını temizleyerek Archibald'ın dikkatini çekmeyi başarmıştı.
"Kuzeyde bir savaş var Archibald. Ölü Krallıklar saldırı altında. "
"Haberim var ve yardım gönderilecek. Müttefiğimiz Arcadia ile birlikte. Öğrencilerinle birlikte sen de gidebilirsin eğer istiyorsan. "
"Kalanlarla birlikte Oberon'da olacağım. Alward benim için fazla... politik. Büyü Akademisi'ni geliştirme planlarım halen devam ediyor. Ayrıca, üzerinde çalıştığım harita ilerde çok işine yarayacaktır. "
Maev konuştukça yediklerinin ağzına geldiğini hissediyordu. Her ne kadar bu haritanın detaylarından ve müttefikleri Arcadia'da kurulan Omnesia Ulyeti'nin ne kadar çok işine yarayacağından bahsetmek istese de, yapabileceğinden emin değildi. Yorgundu ve dinlenmeye ihtiyacı vardı.
------
5 Kaynak Keşfi: 5 Üretim (GE)
Büyü okulu: 10 Gelişim 10 Üretim (Mana: Ruh)
1 Trieme: 1 Askeri (Oberon)
300 Süvari (EĞ): 15 Askeri (Alward'da bulunacak) (Gereken nüfus Fravardin'den)
Dünya Keşfi(Batı): 1 Gelişim
Büyü Denemesi: Tersine Anka, Sakinleştiren His, Kan Bükücülük
Büyü: Boyut Kapısı(Brenton), Dikenhisar, Doğanın lütfu
Dilek: Omniscience'da indirim,
Kutsallık
Serbest adalar teklifi kabul edildi. Dikenhisar'ın doğusuna bir şehir kurulacak. (Tüccar Prensler: Gelişim)
Ticaret Anlaşması: Gelir - Gelişim, Gider - Askeri (Tüccar Prensler: Askeri )
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder