21 Temmuz 2011 Perşembe

Tur 1 - Uyanış



Archibald ilerlediği eve girmek için kapıya hafifçe vurdu. Kapıyı açan, eski dostu Bardhly idi. Bardhly onu görünce şaşkınlığını gizleyemedi ve bir süre olduğu yerde kaldı. Archibald bu duruma şaşırarak, alaycı bir tavırla konuşmaya başladı

“Eh, Bardhly, istersen içeri geçelim?”

Bardhly uzun beyaz sakalını bir yandan düzeltirken diğer yandan gözünü Archibald’dan ayırmamaya çalışıyordu. Onu, Kristal Ayininden sonra ilk defa görmüştü. Bu olayın üstünden iki haftadan fazla geçmişti ve o zaman hatırladığı Archibald, şimdiki Archibald’a hiç benzemiyordu. Çok daha zinde, bir o kadar da alaycıydı. Ciddi Lordlarından eser yoktu.

Bardhly’in evi tamamiyle Archibald’ın evine benziyordu. Küçük, bir o kadar da mütevazi bir ev. Archibald kapının hemen ilerisinde bulunan uzun, tahta koltuklardan birine oturdu. Oturmasıyla birlikte Bardhly, elinde taştan yapılmış bir bardağın içinde çeşitli aromalı otların karıştırıldığı sıcak bir meşrubatı Archibald’a uzattı.

“Konukseverliğini halen yitirmemişsin. “ diyerek bir yandan gülümsedi Archibald. İçeçeciğinden bir yudum aldı ve devam etti. “Elinin lezzeti de halen kaybolmamış. “

Bardhly yanıt vermeden sadece gülümsemekle yetindi. Archibald büyük ihtimal direk buraya gelmişti, fakat sebebi neydi tahmin bile edemiyordu. Sessizliği bozan yine Archibald olmuştu.

“Olanları tek başıma gözden geçirmek istemedim. Ilyth’in en mantıklı adamıyla konuşarak bunu yapmanın daha doğru olacağını düşündüm.”

“Archibald, sen, iyi misin?”

Archibald bu soruya hafiften bozulmasına ve garip gelmesine rağmen bunu belli etmeden yanıt verdi.

“Turp gibiyim! Dün gece ilk defa doğru düzgün uyku alabildim. “

“Archibald, iki haftadan daha uzun süredir uyuyorsun.”

Archibaldın gözleri tamamiyle açılarak, endişe ve şaşkınlıkla başını tuttu. Bir kaç saniyenin ardından gücünü toplayarak aklındakileri zorlanarak söyledi.

“Sen.. ciddi misin? Tam olarak kaç gün?”

“Yaklaşık yirmi gün. İlk yapılan ev seninkiydi, kısa bir sürede tamamlayıp seni oraya yatırdık.”

“Peki, neden acıkmadım? Ve halen aç değilim?”

“Aklıma tek bir şey geliyor. Öğrenmenin ise tek bir yolu var. Küçük bir büyü yapmayı dene.”

Archibald aklında kalan bir kaç sihirli kelimeyi mırıldandı. Fakat hiç bir şey olmadı.

“Tahminim doğruymuş. İçindeki büyüyü besin maddesi olarak kullanmışsın. “

Archibald bir anlık ürperti duydu. Büyü gücünün kaybolması, büyü üzerine kurulu bir medeniyeti yönetemez hale gelmesi demekti.

“Sence kalıcı bir şekilde, bütün büyü gücümü tükettim mi?“

Bardhly sakalını bir daha kaşıdı ve söze girdi.

“Bu bir ihtimal, veya yok olmanın eşiğinde. Ve ayrıca merak etme, bilinmeyen şey zararsızdır. ”

Archibald içeceğinden bir yudum aldı. Yudumu çoktan yutmuş olmasına rağmen bir daha yutkundu, kafasını iki yana sallayarak konuyu değiştirmeye çalıştı.

“O günkü mecliste büyücülerden biri söz almıştı, hatırlıyorsun değil mi?”

“Tanrıların zırvalıklarından bahseden değil mi? Evet, ne olmuş ona? Lafı geçmişken, buraya geldiğimizde yanımızda değildi.”

“Peki, başka kim gelemedi?”

“Yaklaşık iki bin kişi. Fakat birinden özel olarak bahsetmek isterim. Armel’i hatırlıyorsun değil mi? Şu genç okçu, holiganlar şehirlerimizde cirit attığında onu görevlendirmiştik hani. Onu gören olmadı.”

Archibald üzüntüyle gözlerini kıstı. Genç bir yaşam, ona yakın bir yaşam yok olmuştu. Hemen ardından birdenbire gözlerini tekrar açtı. Sorunun cevabını öğrenmek istediğinden emin değildi, fakat sormalıydı. Kelimeler boğazına düğümleniyordu, kötü bir haber öğrenmektense hiç duymamayı yeğlerdi.

“Ya Maev? O, bizle gelebildi mi?”

“Genç Maev bizimle geldi, evet. Hatta sen uyurken bir kaç kişiyle birlikte ham madde keşfine çıktı. Ve ormanın sesini duymak istediğini söyledi. Bundan ne bahsediyor hiç bir fikrim yok açıkçası.”

Mutluluğunu gizlemeden suratına bir gülücük yerleşen Archibald’ın gözünün önüne tekrardan o adam geldi, ve yüzü aniden tekrar ciddileşti ve konuşmasına devam etti.

“Konumuza dönelim. O adamın haklı olma ihtimali yüksek Bardhly. Uzun yıllar boyunca büyücülerimizle kristalin esrarengizliğini çözmeye çalıştık ve bildiğin gibi hiç bir sonuç alamadık.Belki de tanrılarımız bize gerçekten bir mesaj göndermeye çalışıyordu, hatta onları kızdırmamızın sonucunda, işte bu oldu. Elimizde yarım bir kristal kaldı. “

Bardhly bir süre sessizce düşündü. Archibald, ortamdaki ciddiyeti kaldırmak için bir yandan gülerek konuşmasına devam etti.

“İyi tarafından bakarsak artık rahat uyku çekebiliyoruz. En azından ben.”  lafını bitirmesiyle birlikte gerinerek arkasına yaslandı.

“Küçük bir ihtimal gibi geliyor bu bana Archibald. Fakat, sen de onaylıyorsan daha çok bilgi edinmeye çalışmamız yerinde bir karar.”

Ardından Bardhly ayağa kalkarak, Archibald’ın soğuyan meşrubatını tazelemeye gitti.

“Peki, sence nereden başlamalıyız?” diye seslendi Archibald, hemen yan odada yeniden içecek hazırlamak için kaynatılacak otları çıkartan Bardhly’e.

“Sanırım şimdilik elimizde bir şey yokken en iyi yol eski topraklarımızı aramak. Belki kristalin diğer yarısını bulabiliriz. Ayrıca gittiğin savaşta müttefik ülkeyi hatırlıyorsun değil mi? Hani uzun bir süre bize yaptıkları gemilerden bahsetmiştin. Bunları tekrardan dinlemek ve aklında kalanlarla yeni gemiler yapmaya çalışmak iyi bir fikir gibi. Eski topraklarımıza ulaşmak adına.”

Archibald onaylar bir şekilde başını salladı. Bir anlığına belki bir ihtimal olabileceğini düşünerek Bardhly’e tekrar bir soru sordu.

“Ben eskiden tanıdığımız hiç bir medeniyetle, dost veya düşman karşılaştınız mı?”

“Hayır, ne Dead Dominios ile, ne Atlantis Medeniyeti ile karşılaştık. Ama yine de yakın olduğumuza dair umutlarımızı kaybetmemeliyiz. Kim bilir, belki de Langbord cüceleri hemen altımızda bizden aldıkları demirleri eritiyorlardır! “

Archibald geldiğinden beri Bardhly ilk defa espri yapmıştı. Bu şakayla karışık sözler, Archibald’a umut vermişti. Kim bilir, belki de daha iyi bir yaşam onları bekliyordu.

--------------

Genel:

2 Kaynak keşfi - 4 Üretim 2 Gelişim
Dünya Keşfi (Güney) - 2 Gelişim
Maev - Gelişimci Lider (Alward)

Araştırmalar:

Mistizm: 1 Üretim 1 Gelişim
Ormancılık: 2 Gelişim 1 Askeri
Denizcilik: 1 Üretim, 2 Askeri

Toplam: 7 gelişim, 6 Üretim, 3 Askeri

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder